dedim “gidelim”, dedi “kalalım”
gitmekle kalmak arasında kaldık bizde..
bok çukuruydu şehir, yağmurlar vardı, bide ıslak köpekler köşeyi döndüğünde..
dedim “kalmayalım”, dedi “gitmeyelim”
sular kesilirdi, güneş beynimizi ısıtırdı,
daha az düşünür, daha çok terlerdik..
sıralarda beklemekle geçerdi zamanın çoğu..
açtık, susuzduk, karnımız guruldardı, daha çok inlerdik..
açtık, susuzduk, karnımız guruldardı, daha çok inlerdik..
dedim “hadi”, dedi “asla”
saplandık, hayatın tam ortasına..
bir ayağımız hep dışardaydı,
diğeri, diğerinden uzakta..
saplandık, hayatın tam ortasına..
bir ayağımız hep dışardaydı,
diğeri, diğerinden uzakta..
dedim “siktir et.. ne olacaksa olsun..”
bir şey demedi..
…
…
